
Memurların sosyal medya geliri ile YouTube ve uygulama kazançları, 657 sayılı Kanun’un ticaret yasağı kapsamında değerlendirildi. Görüşün ayrıntıları.
- 1. Memurların dijital gelirleri ticaret yasağı kapsamında
- 1.1. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin görüşü ne diyor?
- 1.2. Memurların sosyal medya geliri neden kapsamda?
- 1.3. Hangi dijital faaliyetler değerlendirildi?
- 1.4. Sosyal medya kullanmak tamamen yasaklandı mı?
- 1.5. Vergi istisnası faaliyeti serbest hâle getiriyor mu?
- 1.6. Disiplin sorumluluğu nasıl belirlenecek?
Memurların dijital gelirleri ticaret yasağı kapsamında
Memurların sosyal medya geliri, YouTube kazançları ve mobil uygulamalardan elde ettiği gelirler, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin YÖK’e gönderdiği görüşte 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ticaret yasağı kapsamında değerlendirildi.
Söz konusu gelişme, devlet memurlarının sosyal medya kullanmasının tamamen yasaklandığı veya bu konuda yeni bir kanun çıkarıldığı anlamına gelmiyor. Görüş, gelir getiren ya da ticari nitelik taşıyan dijital faaliyetlerin mevcut mevzuat karşısındaki durumunu açıklıyor.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin görüşü ne diyor?
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilen yazıda; içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve YouTube gibi platformlardan elde edilen gelirler ele alındı.
Yazı, YÖK’ün 17 Haziran 2026 tarihli görüş talebi ile Hazine ve Maliye Bakanlığının 20 Ağustos 2026 tarihli cevabı doğrultusunda hazırlandı.
Değerlendirmenin sonuç bölümünde, devlet memurlarının bu faaliyetlerden elde ettiği gelirin 657 sayılı Kanun’un 28. maddesindeki yasaklar kapsamında olduğu belirtildi.
Memurların sosyal medya geliri neden kapsamda?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesi, memurların ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmasını sınırlandırıyor.
Görüşte ayrıca sosyal içerik üreticiliği ve uygulama geliştiriciliğinden sağlanan kazançların vergi mevzuatında ticari kazanç olarak ele alındığına dikkat çekildi. Buna göre gelirin internet üzerinden veya bireysel olarak elde edilmesi, faaliyetin ticari niteliğini tek başına ortadan kaldırmıyor.
Değerlendirmenin yalnızca klasik anlamda şirket kurmayı değil, düzenli gelir sağlayan bazı dijital faaliyetleri de kapsayabileceği anlaşılıyor.
Hangi dijital faaliyetler değerlendirildi?
YÖK’e gönderilen görüşte şu faaliyetler öne çıkıyor:
- Sosyal medya içerik üreticiliği
- YouTube ve benzeri video platformlarından gelir elde edilmesi
- İnternet sitesi üzerinden içerik veya hizmet sunulması
- Mobil uygulama geliştirilmesi
- Dijital platformlar üzerinden ürün tanıtımı, eğitim veya veri işleme hizmeti verilmesi
Buradaki temel ölçüt, sıradan sosyal medya kullanımı değil; faaliyetin gelir getirmesi veya ticari bir organizasyon niteliği taşıması.
Sosyal medya kullanmak tamamen yasaklandı mı?
Hayır. Açıklanan görüş, devlet memurlarının sosyal medya hesabı açmasını, paylaşım yapmasını veya kişisel içerik yayımlamasını genel olarak yasaklamıyor.
Kapsama giren konu; YouTube, sosyal medya, internet sitesi veya mobil uygulama üzerinden ticari nitelikte faaliyet yürütülmesi ve gelir elde edilmesi.
Bu nedenle “memurlara sosyal medya yasağı geldi” şeklindeki ifadeler gelişmenin kapsamını doğru yansıtmıyor. Yeni bir yasak getirilmesinden çok, mevcut 657 sayılı Kanun’un dijital gelirler bakımından nasıl yorumlandığı açıklanıyor.
Vergi istisnası faaliyeti serbest hâle getiriyor mu?
Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi, sosyal içerik üreticileri ile mobil uygulama geliştiricilerine belirli şartlarla vergi istisnası sağlıyor.
Ancak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin görüşüne göre bir gelirin vergi istisnasından yararlanması, aynı faaliyetin memuriyet mevzuatı bakımından serbest olduğu anlamına gelmiyor.
Vergi mevzuatı ile devlet memurlarının ticari faaliyet yasağı birbirinden ayrı değerlendiriliyor.
Disiplin sorumluluğu nasıl belirlenecek?
Görüş, gelir getiren dijital faaliyetlerin 657 sayılı Kanun’un 28. maddesi kapsamında değerlendirilebileceğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte olası bir disiplin işleminin her olayın özelliklerine göre kurum tarafından ayrıca incelenmesi gerekiyor.
Faaliyetin sürekliliği, gelir elde edilip edilmediği, ticari organizasyon bulunup bulunmadığı ve memurun görev statüsü değerlendirmede etkili olabilir. Kurumlar tarafından verilen disiplin kararları da idari yargı denetimine açık bulunuyor.
Dijital platformlardan gelir elde eden kamu görevlilerinin, faaliyetlerini sürdürmeden önce bağlı oldukları kurumdan yazılı görüş istemesi muhtemel hukuki ve disiplin risklerini azaltabilir.



