
Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in de bulunduğu 28 kişi gözaltına alındı. Soruşturmadaki suçlamalar, ayrıntılar ve siyasi tepkiler.
Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in de aralarında bulunduğu 28 şüpheli gözaltına alındı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin 2 Ekim 2026 sabahı gerçekleştirdiği eş zamanlı operasyonlarda şüphelilerin tamamının yakalandığı bildirildi. Soruşturma kapsamında Eyüpsultan Belediyesi hizmet binasında arama ve el koyma işlemleri de gerçekleştirildi.
Şüphelere hangi suçlamalar yöneltiliyor?
Başsavcılığın açıklamasına göre şüphelere “suç örgütüne üye olma”, “rüşvet alma”, “rüşvet verme” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamaları yöneltiliyor.
Gözaltına alınan 28 kişiden 23’ünün kamu görevlisi olduğu belirtildi. Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in işlemlerinin yürütülmesi amacıyla Ankara’ya götürüleceği aktarıldı.
Gözaltı işlemi, şüphelilerin yöneltilen suçlamaları işlediğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor. Suçlamalar hakkındaki nihai değerlendirme, soruşturma ve olası yargılama sürecinin ardından yapılacak.
Operasyona muhalefetten tepki
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, görevi ve adresi belli olan seçilmiş bir belediye başkanına yönelik uygulanan yöntemin hukuka ve seçmen iradesine olan güveni zedelediğini savundu.
Muhalefet cephesi operasyonu siyasi baskı olarak değerlendirirken, diğer görüş yöneltilen suçlamaların ağırlığına dikkat çekiyor. Bu görüşü savunanlar, kişilerin makamı veya siyasi kimliği gözetilmeden soruşturmanın yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.
Hukukun gereği mi, seçmen iradesine müdahale mi?
Soruşturmanın dayandığı deliller henüz ayrıntılı şekilde kamuoyuyla paylaşılmadı. Bu nedenle operasyon hakkındaki tartışmanın, şüphelilerin ifadelerinin alınması ve adli sürecin ilerlemesiyle yeni bir aşamaya geçmesi bekleniyor.
Bir tarafta kamu kaynaklarını ilgilendiren ağır iddiaların araştırılması gerektiğini savunanlar, diğer tarafta seçilmiş bir belediye başkanına uygulanan gözaltı yönteminin demokratik iradeyi zedelediğini düşünenler bulunuyor.
Sizce bu operasyon hukukun gereği mi, seçmen iradesine müdahale mi?



