
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül’de BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto hakkı ve daimi üyeliklerin kaldırılmasını, üyelerin dönüşümlü seçilmesini önerdi.
Erdoğan’dan BM’ye çağrı: Veto hakkı ve daimi üyelikler kaldırılmalı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin yapısının değiştirilmesi için veto hakkı ile daimi üyeliklerin kaldırılmasını önerdi.
Erdoğan, 22 Eylül 2026’da Bloomberg için kaleme aldığı makalede küresel karar alma mekanizmalarının günümüz şartlarına uyum sağlayamadığını belirtti. Salgınlar, enerji krizleri, bölgesel çatışmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan sorunların mevcut uluslararası sistemin yetersizliğini ortaya koyduğunu savundu.
Erdoğan’ın reform önerisi ne içeriyor?
Erdoğan, Güvenlik Konseyine ayrıcalıklı yeni daimi üyeler eklenmesinin mevcut sorunu çözmeyeceği görüşünü dile getirdi. Veto hakkının başka ülkelere de tanınması yerine bu ayrıcalığın tamamen kaldırılmasını önerdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca BM Genel Kurulunun yetkilerinin güçlendirilmesini istedi. Öneriye göre Güvenlik Konseyi üyeleri, Genel Kurul tarafından belirli sürelerle ve dönüşümlü olarak seçilmeli. Yeniden görev almak isteyen ülkeler de üye devletlerin çoğunluğunun desteğini tekrar kazanmalı.
“Dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yineledi
Erdoğan, uzun süredir dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımının yalnızca temsil sayısının artırılmasını değil, karar alma sorumluluğunun daha adil paylaşılmasını amaçladığını belirtti.
Hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı biçimde engelleyememesi gerektiğini savunan Erdoğan, farklı coğrafyaların küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne daha fazla dâhil edilmesini istedi.
Açıklamada Asya’nın artan ekonomik ağırlığına, Afrika ülkelerinin daha güçlü temsil taleplerine ve gelişmekte olan ülkelerin finansmana erişim ihtiyacına da dikkat çekildi.
Açıklama BM açısından ne anlama geliyor?
Erdoğan’ın açıklaması, BM tarafından alınmış veya yürürlüğe girmiş bir karar değil. Veto hakkının ve daimi üyeliklerin kaldırılması, geniş bir uluslararası mutabakatın yanı sıra Birleşmiş Milletler düzeyinde resmî değişiklik süreçleri gerektiriyor.
Türkiye’nin bu reform arayışında diplomatik ilişkilerini ve çok taraflı diplomasi tecrübesini kullanmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, daha adil ve hesap verebilir bir uluslararası yapı oluşturulması çağrısında bulundu.



